
29-11-2009
|
|
Administrator
|
|
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 32
|
|
Reflü hastalığı, çoğunlukla kendini aşırı geğirme, sırt ağrısı, hazımsızlık, ağza acı ve ekşi sular gelmesi, ağza kötü kokular gelmesi, boğazda yanma hissi gibi belirtilerle kendini gösterir. Mide asidinin yemek borusuna geri tepmesi ile bu hastalarda çoğunlukla boğaz ağrısı olabilir ve “kronik farenjit” ön tanısı ile Kulak Burun Boğaz Hastalıkları hekimlerine, göğüs ağrısı, çarpıntı vb. yakınmalar ile Kardioloji, Dahiliye ve Göğüs Hastalıkları uzmanlarına başvurdukları gözlenmekte ve bu nedenle farklı tedaviler görebilmektedirler. Mide fıtığı iç organları ilgilendiren bir sorun olduğundan göbek, kasık, uyluk fıtıkları gibi gözle görülemez. Mide fıtığı tanısı sıklıkla endoskopi denilen özel bir maddeden yapılmış ışıklı bir alet (hortum şeklinde) yardımı ile bu bölgelerin incelenmesi veya ilaçlı bir madde verilerek yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağının röntgenin çekilmesi ile konulur. Bu tetkikler yapılmadan hastaya ilaç verilmesi, tanının gecikmesine ve böylelikle hastanın uygun tedaviye geç başlamasına neden olmaktadır. Kalp rahatsızlıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıkları da yanı yakınmaları yapabilmektedir. Mide fıtığının tedavisi öncelikle çeşitli ilaçlarla yapılmakta ve bu sayede mide asidinin yarattığı tahribat önlenmeye çalışılmaktadır. Mide fıtığı ve reflü hastalığının uzun süreli kontrolsuz olarak devam etmesi halinde yemek borusu organı zemininde Barrett metaplazisi ve ardından gelişen Barrett kanseri (yemek borusu veya özofagus kanseri) gelişebilir. İsveç’te yapılan bir çalışmada reflünün sıklığı, şiddeti ve belirtilerin süresi ne kadar fazla ise, yemek borusu (özofagus) kanseri riski o oranda arttığı gösterilmiştir. Yemek borusu (özofagus) kanseri tanısı endoskopi, bilgisayarlı tomografi veya endoskopik ultrasonografi ile konulur. Uzun yıllar tedavi görmemiş hastalarda Barrett metaplazisi olması, hastanın endoskopi veya röntgen ile belirlenmiş çok büyük fıtığının olması veya ilaç tedavisine cevap alınamaması gibi durumlarda bu reflü hastalarına ameliyat önerilmektedir. Son yıllarda bu ameliyat endoskopik (endoskopi aleti ile radyofrekans - RF tedavisi veya plikasyon), laparoskopik (kansız ameliyat) veya robotik cerrahi yöntemleri ile yapılmaktadır. Uygun teknikle yapılan cerrahi girişim sonrasında hastaların şikayetlerinin % 100’e yakın oranlarda kaybolduğu görülmektedir.
Saygılarımla,
Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Profesörü
www.taviloglu.com
www.genelcerrah.com
www.drtaviloglu.tv
|